24 Eylül 2012 Pazartesi

Toz Tutmuş Saplantılar


Hep senden bir şeyler öğreniyorum diyordum.
Aslında bahsettiğim bir iki cümle değildi.
Başka şeyler öğrettin bana.
Önce mutluluk nedir, sevgi ve sevgili nediri öğrendim.
 Zaman geçti yasak aşk nasıldır, sevgili nasıl özleniri öğrettin.
Aylar geçti ayrılık nasıl bir histir onu öğrendim senle.
Unutmamak, unutamamak.
Kopmak nedir öğrendim.
Daha sonra da kandırılmak, aldanmak, aldatılmak, önemsiz hissedilmeyi öğrettin.
Zamanın ilaç olmasını öğrettin.
Sonra yıllar geçti.
Hayatta en çok dilediğim şeyin  hiç beklemediğim bir anda
Gerçek olabileceğini öğrettin.
Hayata ve sana karşı olan direncimin kuvvetini
Ölçebilme şansı verdin bana.
Denedin, denettin.
Direndim ama başaramadım.
Başarısızlığı da öğrettin.
Güvenmemeyi, üzülmemeyi, umursamamayı öğrettin.
En sevdiğinin en sevdiği olamayacağını anlattın.
Her an hazırlıklı, güçlü olmak gerektiğini öğrettin.
Değişimin gerekliliğini öğrendim.
Geleceğin hayallerden daha önemli olduğunu öğrettin bana.
Bir kez daha kendimi deneme fırsatı verdin bana.
Yıllarda geçse,
Saplantıların üstü toz da tutsa,
Bir nefesle bir çırpıda uçup gidebileceğini öğrettin.
Artık bundan sonra, yürürken sağlam adımlar atmam gerektiğini,
Kalbimi kapayıp gözümü açmam gerektiğini öğrettin.
Ve hepsinden önemlisi, asla geçmişe takılı kalınmamasını gerektiğini.
Hiç kimsenin insanın kendisinden daha önemli olmaması gerektiğini öğrettin.
Sevgilinin, sevginin geçici
Zamanınsa kalıcı olduğunu öğrettin.

15 Eylül 2012 Cumartesi

...


Biz tanımlara uyamadık seninle.
Birlikte gülüp ağlayamadık herkes gibi.
Ne arkadaş olabildik birbirimize
Ne de hayallerimizdeki “onlar” gibi.
Kavgalarımızdı bizim en güzel anılarımız
Bağırışıp, kapı çarpmalarımız.

Hiç başımı omzuna koyup da uyumadım.
Dizinin üstünde hayallere dalamadım.
Cümlelerim sana hep uzun, zamanımızsa kısa geldi.
Biliyorum çok istedik değişmeyi.
Göz yummayı, sabretmeyi.
Başaramadık.

Şimdiyse yirmidört yıldan bize geriye kalan
Üstü örtülü kalpler
Gizlenmiş tozlu cümleler...
Hiç kimse daha fazla üzemedi beni,
Kıramadı kalbimi.
Tedirgin hissettirmedi hayat bile senden çok.
Hiç kimse beni bu kadar yenemedi.
Bir bakışla deviremedi.

Her şeyi boşver şimdi...
Sil at bunca şeyi.
Kimse demedi “tanıyamamışım seni ”...


4 Eylül 2012 Salı

γλάρος


Bir martı vardı.
Özgürlüğüne kavuşan.
Bembeyaz kanatlarıyla,
Bağıra bağıra uçuşan.
Gökyüzünün keyfini çıkaran.
Daldan dala konan,
Asla yorulmayan.

Bir martı vardı.
Hayaller kuran.
Kocaman siyah gözleriyle,
Dünyayı duyguları
Tanımaya kanat çırpan...



Bizim Gibi



Sevenler illa buluşacaklar diye bir şey yok.
Sevenler kavuşamayabilirler.
Onlarda bizim gibi uçup gitseler ya...
Zamanın akışından çıksalarda
Özgür olup uçsalar ya...

ÇOKTAN...





Gitmiştim çoktan gelmeyişinden.
Farketmiştim. Sen vazgeçmeden.
Uzaklaşmıştım yakınlarından buralardan.
Sen önceydin ben ise soradan.
Şimdiydin sen. Ben ise hep sonralar.