7 Ağustos 2013 Çarşamba

Üfle, yoksa yanarsın !

Deliksiz bir uyku gibiymiş intikam, refakatçi gibi başucunda bekleyen. 
Hasta iyileştiğinde, sessiz sakin, koltuğundan kalkar gidermiş.
Yenilgiyi kabul etmeden önceyse, gözlerine bakarmış hastanın.
Mutluluk orda mı gerçekten diye.
Gülümsemeyi gördüğü anda odadan çıkarmış yavaş adımlarla.
Kolay kabullenenlerdenmiş.
Bir kere soğudu mu lezzetsizleşen yemekler gibi.

22 Şubat 2013 Cuma

Denemekten yorulmuş, pes etmek üzere olanlara....


Bitti buraya kadarmış dediği halde
Unuttum bile desede
Kendini avutmaya devam edenlere...


Akıyorsa senin de göz yaşların
Farkında olmadan ıslatıyorsa yastağını
Yine de dayanamayıp özleyenlere...











11 Şubat 2013 Pazartesi

Paradigma




Birden yaşa.
Tek yaşa.
Farkında olmadan yaşa.
Sonsuzluğu yaşa.
Hiç bitmicekmiş gibi yaşa.
Yaşamış olmak için değil de
Nasıl istiyorsan yaşamak için yaşa.
Sabretmek için değil
Ulaşmak için yaşa.
Hayal edebilmek için yaşa.
Tutarsız yaşa.
Dengesiz yaşa.
Onsuzluğu da yaşa.
Onu da yaşa.
Yanlış da olsa yaşa.
Anlatabilmek
Anlayabilmek
Anlaşabilmek için yaşa.
Kimsesizliği de yaşa.
Sussalar da bağırsalar da yaşa.
Sırf sen istediğin için yaşa.
Özgür yaşa.
Onsuz yaşa.
Ona bağımlı kalmayı da yaşa.

Nefes almak için değil
Nefes nefese kalmak için yaşa.



28 Ocak 2013 Pazartesi

Love of sea



Like wave ups and downs in the sea
Like wave ups and downs in the sea
I know you are more than I can see.

Coincidence is the rhythms of life
Coincidence is the rhythms of life
You have nothing to do for survive.

Open your arms through the blue sky
Open your arms through the blue sky
Make nightingale believe you can fly.

Bitter symphony whispering to your ears
Bitter symphony whispering to your ears
Make me dream all those years.

Sailing alone in the water far to the east
Sailing alone in the water far to the east
Wind telling me story about beauty and the beast.

15 Ocak 2013 Salı

θάλασσα




Vedalaşmaların en güzelinde
Biraz hüzün olmalı biraz heyecan...
Ulaşamadıklarına görüşürüz derken
Geride bıraktıklarına beni özle demek...
Kokusunu içine çektiğin anılarını bırakmak
Ne zaman bir daha görebileceğini bilmeden
Belirsizliğe uçmak buz gibi yapar ellerimi.
Kırılan kalplere bile hoşçakal... diyebilmektir
Vedalaşmak.
El sallamak ardından görüntü bulanıklaşana kadar.
Öpmeye doyamamaktır gitmek...
Hiç gözünü kırpmadan bakmaya çalışmaktır.
Sevdiğin ne varsa bırakabilmek
Cesaret ister.
Tekrar sesini hatırlatacakları istemek
Güç ister.
Hayalleri tek başına kurmak
Söz verilmeyi ister.
En zor olanı ise ne içine düşen ateştir ne de nefesini kesen hava
Denizle vedalaşmaktır.
Rüzgarı gerisinde kalan dalgaların ardından
Dokunamadan kokusunu içine çekmek.
Gözlerini kıyısında kapayıp karada açmak
En zorudur gidişlerin.
Hayata inanıp tesadüflerin elinden tutmak lazımsa eğer
Ne yağmur dinsin isterim ne de gece bitsin.
Elimi tutuyorsan yağmurun her damlasının tadına varmak
Doyasıya dalgalarında ıslanmak isterim.
Dizlerim titresede binip gitmemi bekler zaman
Kalkışın son saatini bekler hep.
Bir umuttur aslında denizle vedalaşmak
Tuzlu tadını damağında hatırlamak...

15 Aralık 2012 Cumartesi

Beni Affet


Bir hikaye anlatıyor
İstanbul sokakları bu sabah.
Fısıldıyor kulaklarıma
Her bir satırı yavaşça.

İstanbul diyor ki,
Serin bir sabahtı ilk uyanışım
Sana ilk bağlanışım
Anlattıkça seni anlatışım.

Alışmışım tuzlu rüzgarlara
Dalga dalga çarpan damlalara
Yanağımı yakan
Mutluluk gözyaşlarına.

İstanbul diyor ki,
Sana uyanışım her sabah
Yeni baştan anlayışım, aldanışım
Avunuşum boğazda günün ilk ışıklarıyla.

Bir hikaye anlatıyor
Bu sokaklar bağıra çağıra.
Kulaklarımı tırmalıyor
Her bir satır kanatırcasına.

İstanbul diyor ki,
Ilık bir yaz yağmuruydu.
Yatağa yatışım. Seni ilk aldatışım.
Ağladıkça sana ağlayışım.

Alışamadım diyor bir türlü,
Rüzgarla gelen ayrılıklara.
Günün ilk ışıklarıyla
Yabancılaşmaya.

İstanbul bugün bir kez daha diyor ki,
Beni affet.